PWC TARAFINDAN HAZIRLANAN "29'UNCU KÜRESEL CEO ARAŞTIRMASI" BAŞLIKLI RAPORA GÖRE, CEO'LAR ARTAN RİSKLERİ GÖRMELERİNE RAĞMEN ŞİRKETLERİNİ TEKNOLOJİYLE YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR VE YENİ SEKTÖRLERDE BÜYÜME FIRSATLARI ARIYOR.

Bir labirentin merkezinde tek başına duran iş insanı figürü - yeni çağın belirsizliğinde liderlik

PwC 29. Küresel CEO Araştırması raporu kapağı - Leading through uncertainty in the age of AI

PwC tarafından hazırlanan "29'uncu Küresel CEO Araştırması" başlıklı rapora göre, CEO'lar artan riskleri görmelerine rağmen şirketlerini teknolojiyle yeniden şekillendiriyor ve yeni sektörlerde büyüme fırsatları arıyor.

Başarılı liderlerin, kısa vadeli riskleri tespit edebilmek için bir mikroskoba, uzun vadeli fırsatları görebilmek içinse bir teleskoba aynı anda ihtiyaç duyduğu sıkça söylenir. Zaman ufukları arasındaki bu gerilim, 95 ülke ve bölgeden 4.454 ve Türkiye'den 84 CEO'nun yanıtlarına dayanan PwC'nin 29'uncu Küresel CEO Araştırması'nın da tekrar eden ana temalarından biri. Önümüzdeki yıl için CEO'lar, güçlüklerle kuşatılmış bir dünya görüyor. Şirketlerinin kısa vadeli büyüme görünümüne ilişkin güvenleri belirgin biçimde azalırken; makroekonomik dalgalanma, siber riskler ve jeopolitik çatışmalar gibi çeşitli risklere yönelik endişeleri artıyor. Buna karşın, işlerini yeniden şekillendirmeye yönelik uzun dönemli fırsatlara odaklanmaya devam ediyorlar. Şirket gelirine olan katkısı henüz çok net olmamasına rağmen yapay zekâya yatırım yapmayı sürdürüyor, inovasyonu önceliklendiriyorlar. Ayrıca, küresel ekonomiyi yeniden biçimlendiren sektörler arası yeniden yapılanma süreciyle birlikte, pek çoğu yeni sektörlere adım atıyor. Böylesine karmaşık bir ortamda yol almak, liderlikte çevikliğin önemini daha da artırıyor; buna gündemdeki konular, fırsatlar ve farklı zaman ufukları arasında hızla geçiş yapabilme becerisi de dâhil. Peki, doğru denge kurulabiliyor mu? Bugünü yönetirken yarını da inşa edebilecek organizasyonlar yaratmaya çalışan CEO'ların kendilerine sorması gereken temel sorulardan biri de bu. PwC'nin artık gelenekselleşen Küresel CEO Araştırması'nın geçtiğimiz ocak ayında yayımladığı 29'uncu edisyonunda, küresel ekonominin yakın dönemde yaşaması öngörülen dönüşümüne CEO'ların nasıl hazırlandıkları ele alınıyor.

YAPAY ZEKÂ İŞİMİZE YARIYOR MU?

Yapay zekâ temalı bir sahnede sunum yapan yönetici ve dinleyiciler

CEO'lara bugünlerde kendilerini en çok hangi sorunun düşündürdüğü sorulduğunda, açık ara öne çıkan başlık şu oluyor: Yapay zekâ dâhil olmak üzere teknolojiyle aynı hızda ilerleyebilmek için işimizi yeterince hızlı dönüştürüyor muyuz? CEO'ların yaklaşık üçte biri (yüzde 29), son 12 ayda yapay zekâ kullanımının ek gelir anlamında somut sonuçlar yarattığını söylerken, Türkiye'deki CEO'lar için bu oran yüzde 28 olarak ölçülmüş. Maliyet tarafında ise CEO'ların yüzde 26'sı yapay zekâ sayesinde maliyetlerin azaldığını, yüzde 22'si ise arttığını belirtiyor; Türkiye'deki CEO'ların yüzde 30'u maliyetlerin azaldığını söylerken, yüzde 12'si maliyetlerin arttığını belirtiyor. Katılımcıların yarıdan fazlası (yüzde 55), yapay zekânın ne gelir artışı ne de maliyet düşüşü yarattığını ifade ederken; her sekiz CEO'dan yalnızca biri (yüzde 12) Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 21'i her iki olumlu etkiyi birden gördüğünü söylüyor.

"CEO'LARA BUGÜNLERDE KENDİLERİNİ EN ÇOK HANGİ SORUNUN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ SORULDUĞUNDA, AÇIK ARA ÖNE ÇIKAN BAŞLIK ŞU OLUYOR: YAPAY ZEKÂ DÂHİL OLMAK ÜZERE TEKNOLOJİYLE AYNI HIZDA İLERLEYEBİLMEK İÇİN İŞİMİZİ YETERİNCE HIZLI DÖNÜŞTÜRÜYOR MUYUZ?"

Açıkça görülüyor ki yapay zekâ çağının henüz erken aşamalarındayız. CEO'lara, şirketlerinde yapay zekâyı iş genelinde ne ölçüde uyguladıkları sorulduğunda, talep yaratma (yüzde 22), destek hizmetleri (yüzde 20), şirketin ürünleri, hizmetleri ve deneyimleri (yüzde 19), yön belirleme (yüzde 15) ve talep karşılama gibi alanlarda yapay zekâyı geniş ya da çok geniş ölçekte kullandığını söylüyorlar, ancak bu oranların görece düşük olduğunu söylemek mümkün. Türkiye'deki CEO'lar da benzer şekilde en fazla talep yaratmak (yüzde 14), şirket ürün, hizmet ve deneyimleri (yüzde 4), destek hizmetleri (yüzde 12) için kullandıklarını belirtiyorlar. Ayrıca PwC'nin 2025 Çalışma Hayatında Umut ve Endişeler Araştırması'na göre, çalışanların yalnızca yüzde 14'ü üretken yapay zekâyı her gün kullandığını belirtiyor.

ÇOĞU ŞİRKET, YAPAY ZEKADAN HENÜZ GELİR ARTIŞI VEYA MALİYET DÜŞÜŞÜ ELDE EDEMEDİ; SINIRLI SAYIDA ŞİRKET HER İKİSİNİ DE BAŞARMIŞ DURUMDA

Yapay zekânın son 12 ayda şirketlerin gelir ve maliyetleri üzerindeki etkisi - Küresel ve Türkiye matris grafiği, Kaynak: PwC 29. CEO Araştırması

FIRSATLARI BAŞKA YERDE ARAMAK

TÜRKİYE'DEKİ CEO'LARIN YARISINDAN FAZLASI DAHA ÖNCE YER ALMADIĞI YENİ SEKTÖRLERDE REKABETE GİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR

Şirketlerin son beş yılda daha önce yer almadığı yeni sektörlerde rekabete girme oranları, 2025-2026, Küresel ve Türkiye

Yapay zekâ, küresel iş dünyasını yeniden şekillendiren tek güç değil. Teknoloji, iklim değişikliği, jeopolitik gelişmeler ve diğer mega trendlerin kesişimi yeni müşteri ihtiyaçları ve tercihler yaratıyor, yeni iş modellerini mümkün kılıyor ve sektörler arasındaki sınırları silikleştiriyor. Pek çok şirket, yeniden yapılanma ve büyüme hedefiyle halihazırda sektör ve endüstri sınırlarının ötesine geçiyor.

Yaklaşık her on CEO'dan dördü (yüzde 42), şirketlerinin son beş yılda yeni sektörlerde rekabet etmeye başladığını söylerken; bu oran geçen yılki araştırmayla da uyumlu gözüküyor. Türkiye'de ise geçen yıl yüzde 42 olan bu oran, bu yıl yüzde 58 olarak ölçülmüş. Önümüzdeki üç yıl içinde en az bir büyük satın alma yapmayı planlayan CEO'lar arasında ise benzer bir oran (yüzde 44), mevcut sektörlerinin veya endüstrilerinin dışında işlem yapmayı bekliyor.

CEO'ların büyüme için (ister organik ister satın almalar yoluyla) hangi sektörlere baktıkları sorulduğunda ise küresel ölçekte CEO'ların ilk tercihi teknoloji oluyor. Teknoloji sektöründeki CEO'larsa sağlık, iş hizmetleri ile bankacılık ve sermaye piyasalarında büyüme arayışında.

GÜVEN AZALIYOR, RİSKLER ARTIYOR

"LİDERLERİN, ÖNÜMÜZDEKİ YIL ŞİRKET PERFORMANSINI ETKİLEYEBİLECEK JEOPOLİTİK GERİLİMLER, SİBER RİSKLER VE MAKROEKONOMİK DALGALANMALARA ODAKLANMASI DOĞAL. ANCAK KISA VADELİ BU TEHDİTLER, ÜST YÖNETİMİN ODAĞINI TAMAMEN BELİRLEMEMELİ. ÇÜNKÜ İŞ DÜNYASINI UZUN VADEDE YENİDEN ŞEKİLLENDİREN DİNAMİKLER, TAM DA BUGÜN HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA DİKKAT GEREKTİRİYOR."

Geçen yılın Küresel CEO Araştırması bulgularıyla karşılaştırıldığında, tüm katılımcıların önümüzdeki 12 aya ilişkin şirket gelir büyümesi beklentilerine duyduğu güven belirgin biçimde gerilemiş durumda. CEO'lar için üç yıllık gelir büyümesi görünümüne yönelik güven de düşmüş olsa da bu gerileme daha sınırlı.

Peki, bu azalan güveni nasıl açıklayabiliriz? CEO'lar küresel ekonominin büyüme potansiyeline genel olarak iyimser yaklaşmayı sürdürse de pek çok ülkede yerel ekonomik görünüme dair güvenleri zayıflamış durumda. Sektörlere özgü dinamiklerin ötesinde, CEO'lar genel olarak makroekonomik çalkantılar, siber riskler, yıkıcı teknolojik gelişmeler ve jeopolitik gerilimler dâhil olmak üzere kısa vadeli tehditlere ilişkin endişelerinin arttığını ifade ediyor.

Diğer yandan, küresel ölçekte CEO'ların yaklaşık üçte biri (yüzde 29), Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 32'si, tarifelerin önümüzdeki yıl şirketlerinin net kâr marjını düşüreceğini öngörüyor. Buna karşılık CEO'ların yüzde 60'ı ve Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 55'i kâr marjlarında neredeyse hiçbir değişiklik beklemiyor. Tarifeler nedeniyle marj daralması bekleyenlerin büyük bölümü de düşüşün yüzde 15'in altında kalacağını tahmin ediyor.

ÇOĞU ÜLKEDE CEO'LARIN, ŞİRKETLERİNİN GELECEKTE GELİR ARTIŞI SAĞLAYACAĞINA DAİR GÜVENİ AZALDI

Şirketlerin gelir artışı beklentilerine (12 ay ve 3 yıl) güvenen CEO'lar, 2021-2026, Küresel ve Türkiye çizgi grafikleri, Kaynak: PwC 29. CEO Araştırması

YENİDEN ŞEKİLLENMEK İÇİN İNOVASYON

"İNOVASYON KONUSUNDA KÜRESEL LİDERLER VE TÜRKİYE ARASINDAKİ EN ÖNEMLİ AYRIŞMA RİSK TOLERANSINDA: 'İNOVASYON PROJELERİNDE YÜKSEK DÜZEYDE RİSKİ TOLERE EDİYORUZ' DİYENLERİN ORANI KÜRESELDE YÜZDE 25'KEN, TÜRKİYE'DE BU ORAN YÜZDE 16. YANİ, TÜRKİYE'DE İNOVASYON NİYETİ VAR, TEST VAR AMA BELİRSİZLİK ORTAMINDA RİSK TOLERANSI BELİRGİN ŞEKİLDE DAHA DÜŞÜK."

Araştırmaya katılan CEO'lara, bugünlerde kendilerini en çok endişelendiren soruyu seçmeleri istendiğinde, teknoloji ve yapay zekânın ardından ikinci sırada inovasyonla ilgili bir konu öne çıkıyor: Şirketimin inovasyon kapasitesi, belirsiz bir geleceğe hazırlanmak için yeterli mi? Ayrıca CEO'ların yarısı inovasyonun şirketlerinin iş stratejisinin merkezinde yer aldığını söylüyor.

Ancak inovasyonu destekleyen somut uygulamalara bakıldığında, hedeflerle gerçeklik arasında bir boşluk olduğu görülüyor. CEO'ların yalnızca dörtte biri, şirketlerinin yüksek riskli inovasyon projelerine geniş ya da çok geniş ölçekte tolerans gösterdiğini; düşük performanslı Ar-Ge projelerini durdurmaya yönelik yerleşik süreçlere sahip olduğunu ya da tanımlı bir inovasyon merkezi, kuluçka yapısı veya kurumsal girişim sermayesi birimi bulunduğunu ifade ediyor. İnovasyonu iş stratejisinin kritik bir bileşeni olarak görenlerin oranı tüm katılımcılar arasında yüzde 50 iken bu oran Türkiye'de yüzde 43 seviyesinde ilerliyor. İnovasyonu hızlandırmak için dış paydaşlarla iş birliği yapanlar küreselde yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 29 oran alırken, aradaki fark küçük olsa da Türkiye'de ekosistem ortaklıklarının "ölçekli" bir yöntem olarak biraz daha sınırlı kullanıldığını düşündürüyor.

En önemli ayrışma ise risk toleransında: "İnovasyon projelerinde yüksek düzeyde riski tolere ediyoruz" diyenlerin oranı küreselde yüzde 25'ken, Türkiye'de bu oran yüzde 16. Türkiye'de inovasyon niyeti var, test var; ama belirsizlik ortamında risk toleransı belirgin şekilde daha düşük demek mümkün.

CEO'LARIN İNOVASYON KONULARINA YAKLAŞIMLARI

CEO'ların inovasyon konularına yaklaşımları - Büyük ve çok büyük ölçüde cevapları, Küresel ve Türkiye karşılaştırması, Kaynak: PwC 29. CEO Araştırması

DİNAMİZM Mİ, İNKÂR MI?

"ORGANİZASYONLARIN HER ALANDA MÜKEMMEL OLAMAYACAĞINI BİLİYORUZ. BU KRİTİK DÖNEMDE CEO'LARIN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU ASIL ZORLUK, ÜST YÖNETİM EKİPLERİ VE YÖNETİM KURULLARIYLA BİRLİKTE, SEKTÖRLERİN YENİDEN YAPILANACAĞI ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL İÇİN ŞİRKETİN DEĞER YARATMA YOLLARININ DEĞİŞİMİNİN NASIL OLACAĞINI BELİRLEMEK."

Organizasyonların her alanda mükemmel olamayacağını biliyoruz. Bu kritik dönemde CEO'ların karşı karşıya olduğu asıl zorluk, üst yönetim ekipleri ve yönetim kurullarıyla birlikte, sektörlerin yeniden yapılanacağı önümüzdeki 10 yıl için şirketin değer yaratma yollarının değişiminin nasıl olacağını belirlemek. CEO'ların karşılaştığı sorunlara tek bir doğru yanıt yok, kimse küresel ekonominin 10 yıl sonra nasıl görüneceğini kesin olarak bilmiyor. Ancak belki de en büyük tehlike inkârdır... Bu yılki Küresel CEO Araştırması sonuçlarında, iş ve faaliyet modellerini yeniden şekillendirme konusunda en hızlı şekilde ileriye giden şirketlerin, kendilerine kıyasla daha az dinamik bir yapıda olan rakiplerini geride bıraktığına dair güçlü kanıtlar görülüyor.

Belgeler ve grafikler üzerinde çalışan üst düzey yöneticilerden oluşan bir ekip

Araştırmaya katılan her 10 katılımcıdan 4'ü (yüzde 42) ve Türkiye'deki katılımcıların da yüzde 58'i, son beş yılda yeni sektörlerde veya endüstrilerde rekabet etmeye başladığını söylüyor. Bu oran sırasıyla geçtiğimiz yıl yüzde 38 ve yüzde 35'ti. Yeni sektörlerden elde edilen gelirin payı daha yüksek olan şirketler daha kârlı ve bu şirketlerin CEO'ları büyüme beklentileri konusunda daha yüksek bir güvene sahip.

Açık havada tokalaşan iki iş insanı - iş birliği

Eğer hâlâ "aciliyet" konusunda ikna olmadıysanız, jeopolitik belirsizlik nedeniyle, büyük ölçekli yeni yatırımlar yapma olasılıklarının azaldığını söyleyen ve önümüzdeki üç yıl içinde büyük satın almalar planlamayan şirketlere bakmak da yeterli. Örneklemin yüzde 15'ini oluşturan bu temkinli şirketler, rakiplerine kıyasla iki puan daha yavaş büyüyor. Aynı zamanda kâr marjları da üç puan daha düşük. Liderlerin, önümüzdeki yıl şirket performansını etkileyebilecek jeopolitik gerilimler, siber riskler ve makroekonomik dalgalanmalara odaklanması doğal. Ancak kısa vadeli bu tehditler, üst yönetimin odağını tamamen belirlememeli. Çünkü iş dünyasını uzun vadede yeniden şekillendiren dinamikler, tam da bugün her zamankinden daha fazla dikkat gerektiriyor.

ARAŞTIRMANIN KİLİT BULGULARI

  • CEO'ların büyük bölümü, yapay zekâ yatırımlarından henüz finansal bir geri dönüş elde edemediklerini söylüyor. Son 12 ayda yapay zekâ sayesinde gelir artışı gördüğünü belirtenlerin oranı yaklaşık üçte bir (yüzde 29), maliyet düşüşü yaşayanların oranı ise yaklaşık dörtte bir (yüzde 26). Buna karşılık şirketlerin yarıdan fazlası (yüzde 55), ne gelir artışı ne de maliyet avantajı elde etmiş durumda. Türkiye'deki CEO'lar için de benzer bir tablo söz konusu; Türkiye'deki CEO'ların yüzde 66'sı yapay zekânın gelirde bir değişim yaratmadığını belirtiyor; yüzde 55'i maliyetlerinde de bir artış olmadığını iletirken, yüzde 30'u maliyetlerin azaldığını söylüyor. Tüm katılan CEO'ların yüzde 12'si ve Türkiye'den katılan CEO'ların yüzde 21'i yapay zekâ kullanımıyla hem maliyetlerini düşürmeyi hem de gelirlerini artırmayı başardığını söylüyor.
  • CEO'lar, büyüme fırsatlarını kendi sektörlerinin dışında arıyor; CEO'ların yüzde 42'si (geçtiğimiz yıl yüzde 38 idi) ve Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 58'i (bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 35 idi) şirketlerinin son beş yılda yeni sektörlerde rekabet etmeye başladığını ifade ediyor. Önümüzdeki üç yıl içinde büyük ölçekli satın alma planlayanlar arasında ise her 10 kişiden 4'ü mevcut sektörlerinin ya da endüstrilerinin dışında işlem yapmayı bekliyor.
  • Geçen yıla kıyasla CEO'ların, şirketlerinin kısa vadeli gelir büyüme beklentilerine olan güveni azalmış durumda. Önümüzdeki 12 ay için gelir artışına çok ya da son derece güvenenlerin oranı CEO'lar için yüzde 30'a ve Türkiye'deki CEO'lar için yüzde 24'e geriledi; bu oran CEO'lar için geçen yıl yüzde 38, Türkiye'deki CEO'lar içinse yüzde 41'di.
  • CEO'ların yaklaşık üçte biri (yüzde 29) ve Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 32'si, tarifelerin önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin net kâr marjını düşüreceğini öngörüyor. CEO'ların yüzde 60'ı ve Türkiye'deki CEO'ların ise yüzde 55'i tarifeler nedeniyle kâr marjlarında sınırlı ölçekte bir değişim bekliyor ya da hiç değişim beklemiyor.
  • CEO'ların üçte ikisi (yüzde 66), son 12 ayda faaliyetlerinin en az bir alanında paydaş güvenine ilişkin sorunlar yaşandığını belirtiyor. Bu dönemde, en fazla ve en az güven sorunu yaşayan halka açık şirketler arasında toplam hissedar getirileri açısından belirgin bir fark bulunuyor. Türkiye'deki CEO'lar da benzer şekilde paydaş güvenine ilişkin sorunlar yaşadığını belirtiyor; CEO'lar yüzde 41 ile en fazla veri kullanımı ve gizliliğine ilişkin sorunlar yaşadığını iletirken, Türkiye'deki CEO'lar en fazla iklim değişikliğinin iş performansı üzerindeki etkisine ilişkin sorunlar yaşadığını söylüyor.