1990’LI YILLARDAN İTİBAREN ÇİN’İN ARDINDAN EN HIZLI BÜYÜME SERGİLEYEN İKİNCİ ÜLKE OLARAK GÖSTERİLEN POLONYA, 2024’TE AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ALTINCI EKONOMİSİ KONUMUNA ULAŞMIŞTI. HALEN, GSYİH BÜYÜKLÜĞÜNE GÖRE DOĞU VE ORTA AVRUPA ÜLKELERİ İLE BALTIK ÜLKELERİNİN TOPLAMI KADAR BİR EKONOMİK BÜYÜKLÜĞE SAHİP OLAN POLONYA’NIN, ORTA VADELİ GELECEKTE AVRUPA’DAKİ STRATEJİK KONUMUNU DAHA DA GÜÇLENDİRMESİNE KESİN GÖZÜYLE BAKILIYOR. ÜLKENİN İHRACAT VE İTHALATINDAKİ EN ÖNEMLİ İKİ KALEM İSE MAKİNELER İLE ELEKTRİKLİ MAKİNE VE AKSAMLARI OLARAK DİKKAT ÇEKİYOR.

Avrupa Birliği’nin altıncı büyük ekonomisi olan Polonya, gelişen sanayisi, doğal kaynakları ve nitelikli iş gücünün yanı sıra Avrupa ticaret yollarının kesişiminde bulunmasıyla da stratejik bir öneme sahip bulunuyor. Büyük iç pazarı, iş dostu siyasal ortamı ve 1990’lardan sonra yaptığı başarılı ekonomik reformlarla Polonya, dış ticarete elverişli bir ülke olarak sivrilirken, Dünya Bankası “İş Yapma Kolaylığı” endeksinde de halen 40’ıncı sırada yer alıyor. 2008 küresel finansal krizinin etkilerini iç pazarında hissetmeyen nadir Avrupa ülkelerinden biri olan Polonya, kriz sürecinde de ekonomik büyümesini sürdürmüştü. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, 2014’ten 2019’a kadar her yıl gösterdiği yüzde 3’ün üstünde büyüme ile Avrupa’nın en istikrarlı büyüyen ekonomilerinden biri olan ülke, 2020 yılında pandemi kaynaklı daralma haricinde büyüme sürecine halen kesintisiz devam etmektedir. Diğer yandan ülkedeki düşük işsizlik oranları ve iş gücünün AB ortalamalarının üzerinde bir oranla (yüzde 31) sanayide istihdam edilmesiyle de farklılık sergileyen Polonya, özellikle makine üretimi ve ticaretinde Avrupa’nın güçlenen ekonomilerinden biri olmaya da devam etmektedir. 

BİR DÖNEM AVRUPA’DA HÂKİM GÜÇTÜ 

Polonya topraklarının bilinen tarihi MÖ 3.000’li yıllara kadar uzanıyor. Bu dönemde öne çıkan Lusat kültürünün ardından, Antik Çağ boyunca Keltler, İskitler, Slavlar ve Cermenler bölgede varlıklarını sürdürürken, daha sonra Polonya’yı oluşturacak Batı Slav kabilelerinin bölgeye 5’inci yüzyıldan itibaren gelmeye başladığı düşünülüyor. Polonya’nın bir ulus kimliği kazanarak Avrupa’da müstakil bir devlet olma sürecine girmesi ise 10’uncu yüzyıla tarihleniyor. Bu ulus kimliğinin bölgede Polan, Horvat, Masov, Vislan gibi Slav ağırlıklı kavimlerin bir araya gelmesiyle oluştuğu tahmin edilirken, Polonya’nın bilinen ilk devleti 930 yılında I. Mieszko’nun liderliğinde kurulan Piast Hanedanı olarak kabul ediliyor. Hristiyanlığın kabulü ve Papalıkla ilişkilerin güçlendirilmesi ile eş zamanlı olan bu dönem, Moğollar, Litvanyalılar ve Prusyalıların saldırılarıyla 1320’de sona ererken, ardından kurulan Polonya-Litvanya Birliği 16’ncı yüzyılın sonlarına kadar Avrupa’nın önemli devletlerinden biri olarak varlığını korumuştur. 15’inci yüzyılın ortalarında başlayan Osmanlı-Polonya (Lehistan) ilişkileri ise özellikle Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim dönemlerinde olumlu düzeyde seyretmiştir. 18’inci yüzyılın başlarından itibaren Polonya, kültürel, sanatsal ve toplumsal alanlarda önemli mesafeler kat etmişse de siyasi yönden zayıflamış ve giderek Rusya’nın kontrolü altına girmeye başlamıştır. 1770’lerden itibaren hızlı bir çöküş dönemine giren Polonya, 1795 yılına gelindiğinde topraklarının büyük çoğunluğunu Rusya’ya, geri kalanını da Prusya ve Avusturya’ya karşı kaybederek devlet olma vasfını yitirmiştir. 19’uncu yüzyıl boyunca ve özellikle yüzyılın ikinci yarısında bağımsızlık yolunda adımlar atılmışsa da Polonya’nın bağımsız bir devlet olarak yeniden tarih sahnesine çıkışı ancak Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya, Avusturya-Macaristan ve Çarlık Rusya’nın yıkılması ile mümkün olmuştur. 1933’te Hitler’in iktidara gelmesinin ardından Almanya, Polonya’ya karşı katı bir politika izlemiş ve 1 Eylül 1939’da Polonya topraklarını işgal etmiş, bu işgal İkinci Dünya Savaşını başlatmıştır. Savaş yılları Polonya adına büyük acılara ve kıyımlara sahne olmuş, savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nin siyasi kontrolü altına giren ülke, Soğuk Savaş boyunca komünist rejimle idare edilmiştir. Polonya’da 1989’dan itibaren demokratik sisteme geçilmiş, ilk seçimler de 1991 yılında gerçekleştirilmiştir. 


BATI İLE ENTEGRASYONU VERİMLİ KULLANDI

Soğuk Savaş sonrası süreçte serbest piyasa ekonomisine geçen Polonya, son 30 yılda kat ettiği mesafeyle Avrupa’nın en önemli ekonomilerinden biri olmayı başarmıştır. Ülkede altyapı yatırımlarına verilen önem, yabancı sermayeye yönelik kolaylaştırıcı çözümler, nitelikli iş gücünün giderek artması ve küresel ekonomik krizden en az etkiyle sıyrılmayı sağlayacak ekonomik tedbirler, Polonya’yı son yıllarda önemli bir pazar hâline getirmiştir. 2004 yılında AB’ye tam üyelik de ekonomik açıdan kritik eşiklerden biri olmuştur. Polonya, son dönemde başta eski Doğu Bloku, Uzak Doğu ve Körfez ülkeleri olmak üzere yeni pazarlara açılmaya yönelik girişimlerini yoğun biçimde sürdürmektedir. Ülke, son 10 yılda yüzde 3,5 ortalamayla kesintisiz biçimde büyümeye devam etmektedir.

İMALAT SANAYİSİ GENİŞ DESTEKLERLE BESLENİYOR

Polonya, Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olarak hızla gelişen bir üretim gücüne sahiptir. Bu doğrultuda, yenilikçi üretim teknolojilerine olan talep de artış göstermektedir. Polonya Hükümeti, Polonya ekonomisini ileri seviyeye taşıyacak katma değerli imalata yönelik yatırımları teşvik ederken, yenilikçi Ar-Ge çalışmalarını desteklemek üzere hibeler ve kapsamlı destek enstrümanları da sağlamaktadır. Bu çerçevede, ülke GSYİH’sine yüzde 23 oranla katkıda bulunan imalat sanayisi ile AB içindeki en büyük altıncı imalat sanayisi olan Polonya’daki öncü imalat sektörleri ise şöyle sıralanabilir: Makine ve aksamları, elektrikli makine ve ekipmanları, otomotiv, mobilyalar, metal ürünleri, plastik ve mamulleri, gıda sanayisi, kimyevi maddeler, metalik olmayan mineral ürünler ve temel metal ürünler. 

DIŞ TİCARETİNDE POZİTİF GÖRÜNÜMÜ KORUYOR

BM İstatistik Bölümü verilerine göre 2024’te toplam 380,3 milyar dolarlık ihracat ve 379,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren ülke dış ticaretinde pozitif görünümünü korurken, en yakın ticari ilişkilerini de coğrafi olarak yakın olduğu gelişmiş AB ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık, Çin ve ABD ile sürdürmektedir. Bununla birlikte Polonya dış ticareti, 2022’den beri devam eden Rusya-Ukrayna Savaşından önemli ölçüde etkilenmektedir. Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlar, iki ülke arasındaki güçlü ticaret ilişkilerini neredeyse durdurma noktasına getirmiştir. Türkiye de Polonya’nın önemli ticaret ortaklarından biri olmaya devam etmektedir: 2024’te Türkiye’ye 5,3 milyar dolarlık ihracat yapan Polonya, Türkiye’den 8,1 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmişti. Ülkenin 2024 yılındaki ihracat kalemleri makine ve aksamları, elektrikli makine ve ekipmanlar, otomotiv ve yan sanayisi, plastik ve mamulleri ile mobilyalar olarak sırlanırken, başlıca ithalat kalemleri ise makine ve aksamları, elektrikli makine ve ekipmanlar, otomotiv ve yan sanayisi, mineral yakıtlar ve yağlar ile plastik ve mamulleri olarak sıralanıyordu. 


İKİLİ TİCARET BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkiler, tarih boyunca genel itibarıyla olumlu seyretmiştir. Osmanlı döneminde zaman zaman çatışmalar yaşayan iki ulusun köklü tarihi ve siyasi bağları, ekonomi ayağında da uzun soluklu bir geçmişe sahiptir. Türkiye ile Polonya arasındaki ticaretin hacmi 2000 yılından itibaren düzenli artış gösterirken, günümüzde 13,5 milyar dolara yaklaşmış durumdadır. Diğer yandan Polonya, Avrupa ülkeleri içerisinde uzun yıllardır dış ticaret fazlası verdiğimiz ülkelerden biri olmasıyla da dikkat çekmektedir. 2024 yılında Polonya ile ticaretinde Türkiye yaklaşık 3 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vermiştir. Türkiye'nin Polonya'ya ihracatında başlıca ürün grupları, motorlu kara taşıtları, makineler, elektrikli makine ve cihazlar, örme giyim eşyası ve aksesuarları, alüminyum ve alüminyumdan eşya, plastikler ve mamulleri, örülmemiş giyim eşyası ve aksesuarı, demir veya çelikten eşya, meyveler ile kauçuk ve kauçuktan eşya olarak sıralanırken, Türkiye'nin Polonya'dan ithalatında başlıca ürün grupları ise makineler, motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlar, etler ve yenilen sakatat, demir ve çelik, plastikler ve mamulleri, kauçuk ve kauçuktan eşya, bakır ve bakırdan eşya, kâğıt ve mamulleri ile uçucu yağlar ve kozmetikler olarak öne çıkıyor. 



MAKİNE TİCARETİNDE PAYIMIZI ARTIRMAK MÜMKÜN

Ülkenin ekonomik verileri ve makine özelinde güncel ticaret rakamlarını incelediğimizde, BM İstatistik Bölümü verilerine göre Polonya’nın makine ihracatının, 2024’te yüzde 1,6 azalarak 55,5 milyar dolar olarak kayda geçtiğini görüyoruz. Polonya’nın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ise ilk sırada 13,5 milyar dolarla Almanya, ikinci sırada 4,2 milyar dolarla ABD ve üçüncü sırada 3,7 milyar dolarla Fransa yer alıyor. Bu dönemde Polonya’nın Türkiye’ye gerçekleştirdiği 5,3 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki makinenin payı da yüzde 29,5 olarak kayda geçti. Aynı dönemde Polonya’nın toplam ihracatının 380,3 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 14,6 pay aldığını da söyleyelim. Diğer yandan makine ithalatının, 379,5 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 14 pay aldığı Polonya’da, 2024’te yüzde 0,3’lük artışla 53 milyar dolar tutarında makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Polonya’nın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 12,5 milyar dolarla Almanya yer alıyor. Listenin ikinci sırasında bulunan Çin’den 11,3 milyar dolar değerinde makine ithal edilirken, üçüncü sıradaki ABD’den 2024’te ithal edilen makinelerin değeri ise 3,9 milyar dolar oldu. Bu dönemde Polonya’nın makine ithalatında 12’nci sırada yer alan Türkiye’den de yüzde 30’luk düşüşle 1,1 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Bu veriyle, Polonya’nın toplam 53 milyar dolarlık makine ithalatından 2024’te Türkiye’nin aldığı payın yüzde 2,1 oranında gerçekleştiğini; Polonya’nın Türkiye’den yaptığı 8,1 milyar dolarlık toplam ithalat içinde makinenin payının ise yüzde 12,9 olduğunu söyleyebiliriz.



POLONYA İLE TİCARETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER 

1. Polonya’da iş etiği genel itibariyle profesyonel bir yaklaşım içerir. Çalışma ilişkileri güven ve yakınlık üzerine kurulmuştur. Kurum kültürünün de resmi ve hiyerarşik bir yapıda olduğunu akılda tutmak gereklidir. 2. Polonya'nın geçmişinde uzun yıllarını alan egemenlik mücadelesi, kültürel mirasına yansımış ve geleneklerine bağlı vatansever bir nüfusa sahip olmasına sebep olmuştur. Bu sebeple de iş dünyasında olumlu ilişkiler geliştirmek için yerel gelenekler ve göreneklere karşı hassas davranmak hayati önem taşımaktadır. 3. Polonyalı bir iş ortağınıza hitap ederken, aksi önerilmedikçe onun unvanını veya “Pan/Bay” veya “Pani/Bayan” kelimesine kişinin soyadını ekleyerek kullanılması uygundur. 4. Polonya’da gerçekleştirilen görüşmeler esnasında yerel dillerinden birkaç kelime veya deyim kullanmak diğer kültürlerde olduğu gibi etkili bir jest olacaktır. Örneğin; “Merhaba/Dzień dobry (Jeyn Dob-ry)”, “Hoşça kalın/do widzenia (do vee-dze-nya)”, “Lütfen/ proszę (pro-she)”, “Teşekkürler/dziękuję (jenkoo-yen)” gibi. 5. İş toplantılarında yöneticiler resmi kıyafetleri tercih ederler. Erkekler koyu renk takım elbise ve kravat, kadınlar ise pantolon veya etekli takım elbise giyinir. Normal çalışma saatlerinde daha az resmi giyinmeyi tercih etseler bile şık olmasına da ayrıca dikkat edilir. 6. Büyük çaplı kurumlar, iş ortaklarına, müşterilerine ve genel olarak halka saygı göstermek amacıyla çalışanları için bir kıyafet kuralı politikası belirler. Bununla birlikte, bazı şirketler, çalışanların daha rahat kıyafetler giyebilmeleri amacıyla genellikle cuma günlerinde rahat giyinmeye izin verebilirler. 7. Polonya’da selamlaşmak bire bir göz teması kurularak sıkı bir tokalaşma ile başlar. Ortamda çok fazla sayıda insan varsa selamlaşma herkese karşı el sallama şeklinde değil de herkesin tek tek selamlanması ile olmaktadır. 8. El sıkışırken erkek olan kadının el uzatmasını bekler ve daha yaşlı olan Polonyalı erkekler bazen saygı göstergesi olarak kadının elini öpebilirler. 9. Polonyalılar gerçek bir sebep olmadan gülümseyen insanlar değildirler. Bu, onların samimi olmadıklarını göstermez ancak kültürel olarak selamlaşırken, teşekkür ederken veya özür dilerken gülümsemekten imtina ederler. 10. İş dünyasında biriyle tanışmak isteniyorsa öncesinde (genelde en az dört gün öncesinden) bir randevu ayarlamak zorunluluktur. Ani ve habersiz gidilen görüşme teklifleri reddedilir. 11. İş gereği iletilmek istenen yazı veya günümüzde yaygın olarak kullanılan e-postalar kurumda veya firmada görevli olan spesifik bir kişiye değil de firmanın kendisine iletilmelidir. Böylece ofis dışında bulunan çalışan sebebiyle e-postanızın askıda tutulması engellenmiş olur. 12. Ön görüşme güvenilir olunup olunmadığını anlamak amacıyla ayarlanır ve ilk görüşme firmanın karar verici pozisyonunda olan birinden ziyade orta düzeyde görevli bir çalışanı ile yapılır. 13. Toplantı odasına girdiğinizde, oturacağınız yerin gösterilmesini bekleyin. Eğer toplantı odasında tanımadığınız kişiler varsa, tanışmak için üçüncü bir kişinin yardımını bekleyin. 14. Polonyalılar açık sözlü insanlardır fakat bu durum iş ortaklarını rahatsız etmeyecek şekilde kullanılır ve görüşlerini ifade ederlerken diplomatik kalmayı devam ettirirler. 15. Tanıtım malzemeleriniz veya broşürünüzün dili, karşı tarafın isteği doğrultusunda İngilizce veya Almanca olarak hazırlanabilir. Ayrıca Polonya’da görsel içeriklerin dikkat çektiğini de söylemek mümkündür. 16. Eğer mümkünse, şirketinizin bir grup tarafından temsil edilmesini sağlayın. Tercihen ekip içerisinde hem erkek hem de kadın bulunmasına çalışın. Ayrıca en azından bir kişinin orta yaşlı olmasında da fayda vardır. 17. Polonya’da her tür toplantı kısa bir konuşma ile başlar. Bu tür bir konuşma stili herkesin rahatlamasını ve görüşen kişiler arasında ilk yargıların oluşmasını sağlar. Ayrıca Polonya’da sabretmesini öğrenmelisiniz. Karar verme süreci diğer ülkelere göre biraz daha yavaş gerçekleşebilir; bir işi bitirmeden önce defalarca toplantı yapmanız gerekebilir. 18. Polonyalılar, herhangi bir konuda fikirlerini belirtmeleri istendiğinde çoğunlukla yolunda gitmeyen veya iyileştirilmesi gereken konular hakkında konuşurlar. Kültürel olarak başarıları hakkında konuşmazlar ve bunun sebebi de bir şey doğru çalışıyorsa bundan bahsetmenin bir anlamı yoktur diye düşünmelerindendir. 19. Çalışma saatleri dışında Polonyalı muhatabınızı aramamaya çalışın. Eğer bir şeye ihtiyacınız varsa mesaj çekip, isteklerinizi bildirebilirsiniz. 20. Polonyalılar sohbet etmekten çok hoşlanır, iş ortağınızla ne kadar sohbet ederseniz size o kadar yaklaşacaktır. Ancak sohbet konularında politika ve para/ zenginlik konuşmaktan kaçınmalısınız. 21. Polonya iş kültüründe birlikte gidilen öğle yemekleri iş ortakları arasındaki bağın güçlenmesi açısından önem arz eder. İş toplantıları sonrasında işin sonuçlandırılması için birlikte akşam yemeğine gitmek de genel bir tutumdur. 22. Sofralarında son derece cömert olan Polonyalılar yemek esnasında ulusal mutfaklarının tercih edilmesinden hoşlanırlar. Yemeyi düşünmediğiniz ve “Hayır teşekkürler” dediğiniz her yemek için başka bir alternatif önereceklerdir. 23. Bir iş görüşmesi için ilk defa bir firma ziyaret edildiğinde, herhangi bir kurum logosu veya markası içermeyen küçük bir hediye götürülmesi kabul edilebilir. Hediyenin özellikle ülkeyi tanıtan ve pahalı olmayan bir hediye olması tercih edilmelidir. Polonya'da bulunması zor olan veya hiç bulunmayan bir parfüm, çiçek veya çikolata uygun hediyeler olabilir. Hediyeler hemen o ortamda açılır ve teşekkür edilir. 24. Çiçek götürülecek ise şayet, bunun tek sayıda olmasına dikkat edilmelidir ve çiçeklerin kültürel önemi olan ve sıklıkla cenaze törenlerinde kullanılan sarı krizantemler ile karanfil, zambak gibi kırmızı veya beyaz çiçeklerden olmamasına da ayrıca dikkat edilmelidir.

Kaynak: Ticaret Bakanlığı, Polonya İş Kültürü Sayfası